GİRİŞ
Verginin iadesi konusu, Vergi Dairelerince mükelleflere hatalı, haksız veya mükerrer vergi tahakkuk ettirilmesi gibi nedenlerden dolayı vatandaşların sıklıkla muhatap olduğu konulardan biridir.
Verginin iadesi için başvuru yöntemi ve süresi, her vergi türü için değişebilmekle birlikte, mükelleflerin hak kaybına uğramamak adına vergi tahakkukuna ilişkin tebliğ ile birlikte gecikmeksizin haksız ve yersiz vergiyi ödemeden önce yasal yola başvurması önemlidir.
Bugünkü yazıda, Türkiye’ye serbest dolaşımda bulunan eşya getirmesine ve serbest dolaşıma giriş beyannamesinde buna ilişkin ihtirazi kayıtta bulunulmasına rağmen tahakkuk ettirilen ilave gümrük vergisi, gümrük vergisi ve katma değer vergisine ilişkin itirazının reddi üzerine vatandaşların, itirazın reddi işleminin iptali ile ödemek zorunda kaldığı haksız vergilerin tecil faizi ile birlikte açtığı idari davalarda verilen faize ilişkin kısmen kabul kararının sonuçlarına ilişkin Daireler arasında verilen farklı kararların birleştirilmesine dair Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 18.02.2026 tarihli kararına değinilecektir.
Verginin İadesi Konusuna Dayanak Olayların Özeti
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararına dayanak mahkeme kararlarına konu olay; serbest dolaşıma giriş beyannamesine konulan ihtirazi kaydın kabul edilmemesi üzerine tahakkuk ettirilen ilave gümrük vergisi, gümrük vergisi ve katma değer vergisinin, gümrük tarife istatistik pozisyonu farklılığından kaynaklanan kısmına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali ve ihtirazi kayda konu edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davalardır.
Mahkeme Kararları Arasındaki Uyuşmazlık Noktası
Mahkeme kararlarında, ihtirazı kayıtla verilen serbest dolaşıma giriş beyannamesine konu eşyanın davacı vatandaş tarafından belirtilen pozisyon kapsamında bulunduğundan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle ihtirazı kayda konu edilen vergilerin davacıya iadesine karar verildiği durumlarda faize ilişkin verilen kısmen kabul kararının sonuçlarında farklılık bulunmaktadır.

Farklılığın kaynağı, dava dilekçelerinde verginin tahsil tarihinden itibaren işletilecek faiz oranının tecil faizi olarak talep edilmesinden kaynaklanmaktadır. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 216. maddesi;
“1. Gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde kanuni faiz oranında hesaplanan faiz ödenir.
2. Geri verme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren dört ay içerisinde idarece söz konusu kararın uygulanmaması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine, tebliğ tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde kanuni faiz oranında hesaplanan faiz ödenir.” şeklindedir.
Madde metninden anlaşılacağı üzere verginin iadesi kararlarında hükmedilecek faiz oranı yasal faiz (2026 yılında yüzde 24) olmaktadır. Bu durumda davacıların talep ettiği tecil faizi oranından daha düşük oranda uygulanan yasal faiz nedeniyle faiz yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmektedir.
Bazı mahkeme kararlarında, verginin kanuni faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi durumunda yasal faiz oranını aşan kısım için davalı yararına ret oranında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmekte, bazı mahkeme kararlarında ise tüm yargılama giderlerinden davalı idare sorumlu tutulmakta ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemektedir.
Danıştay Verginin İadesi Kararlarında Son Noktayı Koydu

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 18.02.2026 tarihinde verdiği 2025/24 E., 2026/4 sayılı kararı ile,
“a) Dava konusu işlemin iptali ile vergilerin kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi durumunda
mahkemece davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği bakımından oluşan aykırılığın giderilmesi istemi hakkında yapılan hukuki değerlendirme:
Davacılar, hukuka aykırı olduğunu iddia ettikleri işlemlerin iptal edilmesinin yanı sıra ödedikleri vergilerin faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesini de isteyebilirler.
Gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde hesaplanacak faizin türü ve hesaplama yöntemine ilişkin düzenlemelere 4458 sayılı Kanun’un 216. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer verilmiştir.
Davacılar tarafından talep edilen faizin türü anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek bu talebin ilgili Kanun’da öngörülen faiz oranını aşması hâlinde, bu yönden kısmen de olsa davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle işbu isteme konu kararlar arasındaki aykırılığın, dava konusu işlemin iptali ile vergilerin kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi durumunda mahkemece davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesi gerektiği yönünde giderilmesi gerektiği
sonucuna varılmıştır.
b) Dava konusu işlemin iptali ile vergilerin kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine karşın davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden istemin reddedilmesi hâlinde, mahkemece reddedilen kısım nedeniyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği bakımından oluşan aykırılığın giderilmesi istemi hakkında yapılan hukuki değerlendirme:
Yargılama giderleri genel olarak, yargılama faaliyetinin başlaması, devamı ve sonuçlanması için ödenmesi lazım gelen harç, masraf ve ücretlerin tamamını ifade etmektedir. Yargı mercilerince, yargılama giderlerinin, yargılama sonunda kural olarak aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına resen karar verilmektedir.
Yargılama sonucunda taraflardan birine yargılama giderlerinin yükletilebilmesi, haksız olarak dava açılmasına ya da hukuka aykırı bir işlem yapmak suretiyle karşı tarafın gidere katlanmasına sebebiyet verilmesine bağlıdır. Diğer taraftan, davada iki taraftan her birinin kısmen haksız çıkması durumunda, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına hükmedilecektir.
Faiz istemi yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesi hâlinde, davacının kısmen de olsa haksız bir şekilde dava açtığı kabul edilerek 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca davadaki haklılık oranına göre davacı aleyhine vekâlet ücreti ve diğer yargılama giderlerine hükmedilmesi
gerekmektedir.
Bu nedenle işbu isteme konu kararlar arasındaki aykırılığın, dava konusu işlemin iptali ile vergilerin kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine karşın davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden istemin reddedilmesi hâlinde, davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği yönünde giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
c) Mahkeme kararının, kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf isteminin, istinaf merciince reddine karar verilmesi hâlinde, istinaf karar harcına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği yönünden oluşan aykırılığın giderilmesi istemi hakkında yapılan hukuki değerlendirme:
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezalarla ilgili olup vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayın görevi içinde bulunan yargısal nitelikteki işlemler 492 sayılı Kanun’a ekli (3) sayılı Tarife’ye göre harca tabidir. Kanun’a ekli (3) sayılı Tarife’de yer alan kararlarda
uyuşmazlık konusu işlemin değer ölçüsüne ve mahiyetine göre nispi veya maktu harca hükmedilecektir.
6100 sayılı Kanun’un 326. maddesi ile 492 sayılı Kanun’a ekli (3) sayılı Tarife hükümleri birlikte dikkate alındığında istinaf mercilerince davacılar aleyhine istinaf karar harcına hükmedilebilmesi için istinaf kanun yolu aşamasında yapılan yargılama neticesinde verilen nihai kararların davacılar aleyhine bir hüküm içermesi gerekmektedir.
Bir mahkeme kararının, kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf isteminin reddedilmesi hâlinde, bu kararın, davacı aleyhine bir hüküm içerdiği açık olduğundan, istinaf merciince verilen bu kararda, davacı aleyhine istinaf karar harcına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle işbu isteme konu kararlar arasındaki aykırılığın, mahkeme kararının, kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf isteminin, istinaf merciince reddine karar verilmesi hâlinde, istinaf karar harcına hükmedilmesi gerektiği yönünde giderilmesi gerekmektedir…” şeklinde gerekçe ile farklı mahkeme kararları arasındaki uyuşmazlığı gidermiştir.
SONUÇ
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı ile, serbest dolaşıma giriş beyannamesine konulan ihtirazi kaydın kabul edilmemesi üzerine tahakkuk ettirilen ilave gümrük vergisi, gümrük vergisi ve katma değer vergisinin, gümrük tarife istatistik pozisyonu farklılığından kaynaklanan kısmına karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali ve ihtirazi kayda konu edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davalarda verginin iadesi talebinin kabulü ile verginin yasal faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi durumunda;
a) Dava konusu işlemin iptali ile vergilerin kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi durumunda
mahkemece davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesi gerekmektedir.
b) Dava konusu işlemin iptali ile vergilerin kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine karşın davacının kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden istemin reddedilmesi hâlinde, mahkemece reddedilen kısım nedeniyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir.
c) Mahkeme kararının, kanuni faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf isteminin, istinaf merciince reddine karar verilmesi hâlinde, istinaf karar harcına hükmedilmesi gerekmektedir.
ESKİŞEHİR AVUKAT CANSU ÖNÇLER UYANIK






