Otoparkta Araçta Meydana Gelen Hasardan Sorumluluk

Eskişehir tazminat avukatı otoparkta aracın hasara uğraması

Otoparkta Park Edilen Araçlarla İlgili Uyuşmazlık Konusu Neler Olabilir?

AVM, restoran, kafe, site veya özel işletmelere ait alanlarda müşteriler sıklıkla açık veya kapalı otopark hizmetinden faydalanmaktadır. Otoparkta meydana gelen çalıntı, hasar, kaza halleri genellikle:

  • Araca başka bir araç çarpması,
  • Doğal etkenler (çökme, düşen cisim, fırtına vb.),
  • Üçüncü kişilerin kusurlu davranışları,
  • Yetersiz güvenlik veya denetim,
  • İşletmecinin ihmali,

nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Çeşitli nedenlerle meydana gelen zarara ilişkin uyuşmazlığın temelinde ise aracın otoparka bırakılmasıyla birlikte işletmeciler veya araç sahipleri için bir hukuki sorumluluğun doğup doğmadığı sorusu yer almaktadır.

Eskişehir tazminat avukatı otoparkta aracın hasara uğraması

Otoparkta Aracınız Zarar Görürse Kim Sorumlu?

Yargıtay Kararları Işığında Hukuki Değerlendirme

Açık veya kapalı otoparka park edilen aracın zarar görmesi, araç sahipleri ile otopark işletmecileri arasında en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biridir. Bazı otopark girişlerinde yer alan “sorumluluk kabul edilmez” yazıları, araç sahiplerinde çoğu zaman zarar nedeniyle otopark işletmecisinden hak talep edemeyeceği algısını doğurmakta ve hak kayıplarına neden olmaktadır. Oysa yerleşik Yargıtay içtihatları, sorumsuzluk yazılarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde bu tür olaylarda işletmecinin sorumluluğu her durumda ortadan kaldırmadığını, somut olayın özelliğine göre otopark işletmecisinin hukuki sorumluluğunun bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu yazıda, otoparkta meydana gelen araç hasarlarında kimin sorumlu olduğu, hangi şartlarda tazminat talep edilebileceği ve Yargıtay’ın konuya yaklaşımı ele alınacaktır.

Otopark İşletmecisinin Hukuki Sorumluluğu Nedir?

Otopark işletmecisi;

  • Aracın güvenliğini sağlamak,
  • Emanet edilen araçların güvenliği için makul önlemleri almak,
  • Araçların çalınmaması ve hasara uğramaması için gerekli dikkat ve özeni göstermek,

yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülük, kural olarak otoparkın açık veya kapalı olmasıyla veya otopark girişine yazılan “Araçta meydana gelebilecek hasarlardan işletme sorumlu değildir” gibi yazılarla ortadan kalkmaz.

Otopark İşletmecisinin Sorumluluğu Hukuki Dayanak

Türk Borçlar Kanunu md. 579 hükmünde garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin kendilerine bırakılan araçların zarar görmesi, yok olması veya çalınmasından doğan sorumluluğu öngörülmüştür.

II. Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu

“MADDE 579- Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludurlar. Ancak işletenler, zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle, bu sorumluktan kurtulurlar.
Ancak, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu, kendilerine veya çalışanlarına bir kusur yüklenmedikçe, saklananların her biri için alınan günlük saklama ücretinin on katını aşamaz.
İşleten böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu bu Kanunda gösterilmemiş olan bir koşula bağladığını, herhangi bir yolla ilan etse bile, sorumluluktan kurtulamaz.”

Madde metninde belirtildiği üzere otopark işletmecisi, zilyetliğine bırakılan aracın yok olmasından, hasara uğramasından ve çalınmasından kural olarak sorumludur. Ancak bu sorumluluk kusursuz sorumluluk hali olarak öngörülmediğinden, otopark işletmecisinin kurtuluş beyyinesi ileri sürme hakkı vardır.

“Sorumluluk Kabul Edilmez” Yazıları Hukuken Geçerli mi?

Otopark girişlerinde sıklıkla karşılaşılan “sorumluluk kabul edilmez” veya “araçta meydana gelen hasarlardan işletmemiz sorumlu değildir.” şeklindeki ibarelerin hukuken mutlak bağlayıcılığı yoktur.

Yerleşik Yargıtay kararlarında özetle bu tür yazıların;

  • İşletmecinin TBK’den doğan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı,
  • İşletmecinin ziyaa, hasar veya çalıntı durumlarında kusurunun bulunması halinde sorumluluğunun devam edeceği,

kabul edilmektedir. Dolayısıyla işletmede böyle bir yazının bulunması, işletmeciyi otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz.

Yargıtay’ın Otoparkta Meydana Gelen Araç Hasarına Yaklaşımı

Eskişehir tazminat avukatı otoparkta aracın hasara uğraması

Yargıtay, otoparklarda meydana gelen araç hasarlarına ilişkin kararlarında şu noktalara özellikle dikkat etmektedir:

  • Araç fiilen otopark alanına bırakılmış mı?
  • Otopark bir işletme faaliyeti kapsamında mı kullanılıyor?
  • İşletmeci gerekli güvenlik ve denetim önlemlerini almış mı?
  • Hasar, işletmecinin kusuruyla veya özen eksikliğiyle bağlantılı mı?
  • Hasara neden olan mücbir sebep hali işletmecinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıracak derecede mi?

Bu gibi değerlendirmeler sonucunda Yargıtay çoğu kararında, otopark işletmecisinin araçlarda meydana gelen ziyaa, hasar ve çalıntı hallerinden sorumlu olduğuna hükmetmektedir.

Otopark İşletmecisi Hangi Hallerde Sorumluluktan Kurtulabilir?

Türk Borçlar Kanunu, otopark işletmecisine belirli şartların varlığı halinde araçta meydana gelen hasar nedeniyle sorumluluktan kurtulma hakkı tanımaktadır. Buna göre otopark işletmecisinin zilyetliğine bırakılan araçla ilgili olarak ziyaa, hasar ve çalıntı durumlarında hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi için;

  • Mücbir sebep (sel, fırtına, çökme, deprem vs.) nedeniyle zarar meydana gelmesi,
  • Zararın tamamen araç sahibinin veya üçüncü kişinin kusurundan kaynaklanması,
  • Zararın işletmecinin kontrol alanı dışında gerçekleşmesi,
  • İşletmecinin gerekli tüm özeni göstermesi ve güvenlik önlemini almasına rağmen zarar meydana gelmesi,

gerekmektedir. Bu hallerin varlığını ispat yükü otopark işletmecisine ait olup, ispat yükünün yerine getirilmesi halinde meydana gelen zarardan herhangi bir hukuki sorumluluğu yoktur.

Eskişehir tazminat avukatı otoparkta aracın hasara uğraması

Otoparkta Meydana Gelen Hasarlarda Hangi Zararlar Talep Edilebilir?

Otoparkta meydana gelen hasar ve çalıntı hallerinde araç sahibinin talep edebileceği zarar kalemleri somut olayın özelliğine göre değişmekle birlikte genellikle şunlardır:

  • Onarım bedeli,
  • Araç değer kaybı,
  • Hasar nedeniyle oluşan diğer maddi zararlar,
  • Yoksun kalınan kar (Araç ticari ise),
  • Aracın kullanılamaması nedeniyle oluşan maddi zararlar.

Araç sahibinin talep edebileceği tazminatın kapsamı ve miktarı yargı aşamasında bilirkişi incelemesiyle tespit edilmektedir.

Otoparkta Araç Hasarında İzlenecek Hukuki Yol

Açık veya kapalı otoparkta meydana gelen araç hasarı durumunda araç sahibinin izleyebileceği hukuki yollar şunlardır:

  1. Hasarın tespit edilmesi ve belgelenmesi (Güvenlik kamera kayıtları, hasar tespit tutanakları, bilirkişi raporları, tanık beyanları vs. hukuki deliller),
  2. Araç kaskosu varsa kasko şirketine başvuru,
  3. Otopark işletmecisine yazılı başvuru(zorunlu değil),
  4. Otopark sorumluluk sigortası için sigorta şirketine başvuru,
  5. Sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamazsa sigorta tahkim veya davadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru,
  6. Tazminat davası açılması.

Görevli mahkeme, olayın niteliğine ve aracın niteliğine göre Asliye Ticaret Mahkemesi veya Tüketici Mahkemesi olabilmektedir.

Otoparkta Araç Hasarı Yargıtay Kararları

Eskişehir tazminat avukatı otoparkta aracın hasara uğraması

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ 2020/6091 E., 2021/7388 K. SAYILI İLAMI;

“…Davacı; sahibi olduğu …plakalı çekici ve… plakalı dorsesiyle Sarp sınır kapısında geçiş yapacak araçlar için … Kaymakamlığının idaresinde olan ücretli otoparka giriş yaptığını, içerisinde şöför bulunduğu esnada aracın durup dururken alev alması neticesinde araçtaki ambalajlı elektrikli fırın ve set üstü fırınların zarara uğradığını, davalının yeterli güvenlik önlemini almadığını, otoparkta yangın söndürme tüpünün olmadığını ileri sürerek; fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla, 10.000 USD karşılığı 18.000 TL’nin 05/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Somut olayda; tarafların iddiaları doğrultusunda kusur ve tazminat hususunda rapor hazırlanması için dosya alanında uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin hazırladığı 11/04/2014 tarihli rapor hükme esas alınmış ancak raporun beşinci sayfasında, dava konusu olayda otopark işletmecisi kurumun yeterli güvenlik tedbirlerini almaması ve sorumluluğunda olan aracın tutuşmasına müdahale edememesi nedeniyle maddi zararın meydana gelmesinde asli kusurlu; çekici şoförünün ise sorumluluğundaki araca ilk anda gerekli müdahaleyi yapamayarak dava konusu olayda tali kusurlu olduğunun belirtildiği halde raporun sonuç kısmında yangın söndürme cihazı ve yangın söndürme tertibatı gibi gerekli güvenlik önlemlerini almamasından dolayı işletici … Köylere Hizmet Götürme Birliğinin yangının meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, rapor kendi içerisinde çelişkili olup söz konu bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi, doğru değildir…”

YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ 2015/18452 E., 2016/4547 K. SAYILI İLAMI;

“…-Davacının sigortalısı tarafından aracın davalının işlettiği otoparka bırakılması ile sigortalı ile otopark işletmecisi arasında 6098 sayılı TBK’nun 561 vd.(B.K.463.md.) maddelerinde düzenlenmiş olan vedia (saklama) sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. TBK’nun 561 vd. maddelerinde düzenlenen vedia akti gereği, menkul bir malı saklamak üzere alan malı aldığı şekliyle teslim etmekle yükümlüdür, kanunun kendine yüklediği yükümlülüğe uymayan saklayan bu nedenle oluşacak zararlardan sorumludur.T.B.K. 579 md.(B.K. 481 md.)uyarınca da sorumluluğu vardır.
Davacının sigortalısına ait aracın davalıya ait otoparka bırakıldığı, aracın davalı otoparkında bulunduğu sırada çalındığı hususları taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasında ihtilaflı olan husus, aracın otoparkta bulunduğu süre içerisinde sorumluluğunun belli bir zaman aralığı ile kısıtlı olup olmadığı ve sigortalı aracın çalınması olayında davalının ya da davacı sigortalısının kusurunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu rücuen tazminat isteminin dayanağı olan, davacının sigortaladığı aracın çalınması ve hasar görmesi olayında, davacının sigortaladığı aracın davalı uhdesindeyken çalınması ile davacı sigortacının rücu hakkının bulunduğunun kabulü ile vedia sözleşmesi gereği saklamakla yükümlü olduğu malı aldığı şekliyle iade edemeyen davalının ve davacı sigortalısının arasındaki aylık abonelik sözleşmesi getirtilip değerlendirilerek bu çerçevede kusur ve sorumluluğun değerlendirilmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir…”

YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ 2012/11432 E., 2013/2369 K. SAYILI İLAMI;

“…Somut olayda, davalının sorumluluğunun BK’nun 481 maddesi kapsamında ardiyecinin saklama borcunu kötü ifa etmiş olmasından kaynaklandığını ve davacı sigortacının rücu hakkının bulunduğunun kabulü gerekir ise de, davalı gerçek zarardan sorumludur. Mahkemece bilirkişi raporu alınmadan ve gerçek zarar belirlenmeden hüküm kurulmuş kaza sonrasında düzenlenen ekspertiz raporunda parça bedeli 1.794, işçilik bedeli 400 TL toplam zararda 2.194 TL olarak belirlenmiş mahkemece davacının talebi esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece uzman bilirkişiden alınacak rapor ile aracın tamiri ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilerek gerçek zararın belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır…”

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ 2021/1345 E., 2024/1696 K. SAYILI İLAMI;

“…İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının saklama sözleşmesi kapsamında davacıya ait aracın hasar bedelinden ve değer kaybından sorumlu olup olmadığı, hükmedilen miktara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davacı, adına kayıtlı bulunan ve davalı şirketin işlettiği otoparka bırakılan dava konusu … plakalı aracın, teslim edilmek üzere getirildiğinde aracın hasarlı olduğunun görülmesi nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybının tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır.

Davalı ise davaya konu hasarın, otoparkta meydana gelen kaza sebebiyle gerçekleştiğini, kazanın kamera kayıtlarında yer aldığı teyit edildikten sonra sürücüye ait iletişim bilgilerinin temin edilerek kaza ile ilgili tutanağın davacıya teslim edildiğini, hasara sebebiyet veren kazada hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.

Dosya kapsamından … Hastanesi kapalı otopark alanında ayrı bölmede … ve … plakalı araçların arka arkaya park halinde oldukları, … plakalı aracın sürücüsü otopark alanını terk etmek için aracın başına geldiğinde ön tarafta bulunan … plakalı aracın yolun açılması için bulunduğu yerden hareket ettirilerek çıkış rampasına çekildiği, … plakalı araç sürücüsünün de … plakalı aracın boşalttığı alandan rampaya geri geri yöneldiği ancak rampanın diğer kenarında bekleyen … plakalı araca temas etmesi neticesinde kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.

Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda, dava dışı … plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma ve şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğinden %100 kusurlu olduğu, davalı şirketin zarar gören davacı aracının park içindeki manevrasını kendileri yaptığından kusurlu olduğu belirtilmiş; ek raporda da davalının TBK’nın 579.madde kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, davacının aracına başka bir aracın sürterek dava konusu anlaşmazlığın ortaya çıkmasına neden olan trafik akışını, araç yer değişimini ve yerleşimini düzenleyen işlemleri yapanların otopark çalışanları olduğu kanaati bildirilmiştir.

Somut olayda davacı tarafından aracın davalının işlettiği otoparka bırakılması ile davacı ve davalı otopark işletmecisi arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 561 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan saklama sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ihtilafsızdır. TBK’nun 579. Maddesinde otopark işletenlerin sorumluluğu düzenlenmiş olup, otopark işletenin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. TBK’nın 579/1.maddesine göre işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen motorlu taşıt ve eklentilerinin zarara uğramasından sorumludurlar. Anılan maddeye göre işleten, zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle, bu sorumluktan kurtulabilir. Ancak, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu, kendilerine veya çalışanlarına bir kusur yüklenmedikçe, saklananların her biri için alınan günlük saklama ücretinin on katını aşamaz. Bu miktarın üzerindeki zararlar bakımından ise kusur sorumluluğu ilkesi geçerlidir.

Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK 61. Maddesi “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlemesini içermektedir. Bu düzenlemeye göre bir zarardan birden fazla kişinin aynı veya değişik hukuki sebeplerle sorumlu olması halinde, zarar görenin dilediği zarar sorumlusundan talepte bulunması mümkün olduğu gibi zararın sorumluların tamamından talep edilmesi de mümkündür. Bu doğrultuda olmak üzere somut olayda davacı hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin talebini eldeki davada olduğu gibi saklama sözleşmesi hükümlerine göre davalıya yöneltebileceği gibi haksız fiil hükümlerine göre kazaya sebebiyet veren dava dışı sürücüye de yöneltebilir . Nitekim davacı tarafından dava dışı sürücü … hakkında dava ikame edildiği anlaşılmakla Dairemizce İstanbul 21.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/66 Esas sayılı dosyası için inceleme izni talep edilmiştir. İlgili dosyasının incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre meskun mahalde park için ayrılmış yerde kurallara uygun şekilde park halindeki … plakalı araca çarpmak şeklinde meydana gelen kazada davalının % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 8.501,23 TL hasar ve değer kaybı bedelinin olay tarihi olan 17.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verildiği, karar taraflara tebliğ edilmekle birlikte taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmadığı görülmüştür.

Somut olayda davalının işlettiği otoparkta kamera sistemi kurulu olup, kaza sonrasında davalı tarafça tutanak tutulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre otoparkta meydana gelen kazada davalının kusuru bulunmayıp, dava dışı sürücünün tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu tespitin dava dışı sürücü hakkında ikame edilen davada alınan bilirkişi raporu ile de teyit edildiği gözetildiğinde mahkemece davalının kusursuz nitelikteki sözleşmesel sorumluluğu gereğince bir günlük otopark ücretinin 10,00 TL olduğu kabul edilerek davacı lehine maddi tazminat olarak günlük otopark ücretinin on katı olan 100,00 TL’ye hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan davalının sözleşmesel sorumluluğu bulunmakta ise de davacının aracında meydana gelen zarar, dava dışı sürücünün haksız fiilinden kaynaklanmaktadır. TBK’nın 114/2.Maddesinde haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtildiğinden mahkemece hükmedilen bedele olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasında isabetsizlik yoktur…”

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ 2022/1529 E., 2025/539 K. SAYILI İLAMI;

“…İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı … A.Ş’ye ait … plakalı aracan davalı … Ltd. Şti’ne uzun süreli kiraya verildiği ve davalı … Sigorta A.Ş’ne ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu, aracı park halinde bulunduğu açık otoparktan anahtarı üzerinde bulunduğu esnada 13.09.2019 günü çalan ve hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilen dava dışı …’un 04:10 sıralarında seyir halinde iken aracın ön kısımlarıyla, önünde aynı istikamete kırmızı ışıkta bekleyen davacıya ait aracın arka kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle davacıya ait aracın da ön kısımlarıyla, önünde aynı istikamete kırmızı ışıkta bekleyen dava dışı sürücü …’in sürücüsü olduğu aracın arka kısımlarına çarptığı, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü …’un am kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik dahil (KDV hariç) 12.450,00 TL tutarında hasar meydana geldiği, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, aracın kaza öncesi 2. el rayiç değerinin 18.000,00 TL olduğu, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının gerçek zararının 13.000,00 TL olduğu, KTK’nın 107. maddesine göre kural olarak çalınma ve gasp edilme eylemleri sonucunda 3. kişilerin uğradığı zararlar dolayısıyla KTK’nın 85. maddesine göre işletenin sorumluluğunun devam ettiği, işleten çalma ya da gasp etme eylemlerinde kendisinin ya da eylemlerinden sorumlu kişilerin kusurunun bulunmadığını ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabildiği, hırsızlığın tek başına işleten sıfatını sona erdirmediği, davacıya sigortalı aracın açık otoparktan anahtarı üzerinde bırakılmış halde iken hakkında mahkumiyet kararı verilen dava dışı sürücü … tarafından çalındığı, davalı … Ltd.Şti’nin aracın çalınmasında kusurlu bulunmadığını ispat edemediği, KTK’nın 85. maddesine göre sorumluluğunun devam ettiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davacının davalı sigorta şirketine posta yoluyla 15.10.2019 tarihinde başvuru yaptığı, ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 8 iş günü içinde ödeme yapılmadığından davalı sigorta şirketinin 26.10.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, davalının ise ihtar ve ihbara gerek olmaksızın kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ancak davacının talebinin 13.10.2019 olduğu, davacı tarafça dava ve ıslah dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın “her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen” tahsilinin talep edilmediği, davacı vekilinin 29.04.2021 tarihli celsede maddi tazminatın “her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen” tahsiline karar verilmesini talep ettiği, ancak iddianın genişletilmesine yönelik bu beyana davalı tarafın açık rızasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 13.000,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 26.10.2019 tarihinden, davalı … Ltd.Şti.’nden ise taleple bağlı kalınarak 13.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 maddesinin “h” bendinde, çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların sigorta teminat kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, eldeki dosya kapsamı ve ceza dosyasındaki ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, sigortalı aracın otoparkta anahtarı üzerinde olacak şekilde bırakıldığı, bu hususun davalı işletenin de bilgisi ve rızası dahilinde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğuna dair kabulünün yerinde olduğu kanaatine varılmıştır…”

YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ 2013/4399 E., 2013/7331 K. SAYILI İLAMI;

“…Davacıya sigortalı araç, dava dışı … tarafından davalı … Yatırım İnş.Tic.AŞ tarafından işletilen alışveriş merkezinin otoparkına park edilmiş, … ‘nın alışveriş yaptığı esnada araç otoparktan çalınmıştır. Sigortalı tarafından aracın otoparka bırakılması ile sigortalı ile otopark işletmecisi arasında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 463. ve devamı maddelerinde düzenlenen vedia (saklama) sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Bu durumda, otopark işletmecisinin sorumluluğunun BK.’nun 481. maddesi kapsamında ardiyecinin saklama borcunu kötü ifa etmiş olmasından kaynaklandığının kabulü ile bu çerçevede kusur durumunun değerlendirilmesi gerekir. Hal böyleyken aksi düşüncelerle, dava dışı sigortalıya kusur yüklenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı vekili, 21.12.2010 tarihli duruşmaya katılmadığından HUMK’nun 409. maddesi gereği dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup davacı vekili 13.01.2011 tarihli yenileme dilekçesinde, davaya sadece davalı … Yatırım İnş.Tic.AŞ yönünden devam ettiklerini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı … Mağazacılık Mens.Konf.AŞ yönünden davanın açılmamış sayılmasına kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir…”

Otoparkta meydana gelen araç hasarlarında, yaygın kanaatin aksine araç sahibi her zaman yalnız değildir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, TBK md. 579 gereği otopark işletmecisinin gerekli özeni göstermemesi halinde sorumluluğun doğacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi ve hak kaybı yaşanmaması adına avukattan hukuki destek alınması büyük önem taşır.

ESKİŞEHİR AVUKAT CANSU ÖNÇLER UYANIK

Web sitemiz’de çerezler kullanıyoruz. Bu, web sitemizi kullandığınız sürece çerez politikamızı kabul ettiğiniz anlamına gelir.